Haber

İsrail ekibinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yanlarında götürdüğü Ester parşömeninin açıklaması

Maraş merkezli depremde kurtarma çalışmalarına katılan İsrailli ekip ZAKA, yıkılan Antakya Sinagogu’nda bulunan tarihi Esther El Yazmaları’nı (Parşömenler) koruma amacıyla yanlarında İsrail’e götürdüklerini açıkladı. Türk Musevi Cemaati de İsrail’den yazıyı geri aldıklarını ve Antakya Sinagogu restore edildikten sonra yerine koyacaklarını açıkladı.

Aşkenaz Yahudi cemaatinin 2003 yılından bu yana Türkiye’deki hahamlığını yapan Amerikalı, İsrailli ve Türk din adamı Mendy Chitrik’in Türk Yahudi Cemaati sosyal medya hesabındaki mesajından alıntı yapılarak yapılan açıklamada, ” İlgili Esther parşömeni İsrail’den gelmiş ve Hahambaşılığımızda saklanmaktadır. Antakya havramızın tadilatı. Daha sonra evine dönecektir” denildi.

Ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı da bir açıklama yayınladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Depremlerde yıkılan Antakya Sinagogumuzda bulunan tarihi Ester parşömeni Türkiye Hahambaşılığı tarafından korunmaktadır. Antakya Sinagogumuzu diğer zarar gören tescilli eserlerimizle birlikte restore ederek eserin eski haline dönmesini sağlayacağız. en kısa zamanda yeniden Antakyalı hemşerilerimizin ibadetine açacağız.

2863 sayılı Kanun kapsamında parşömen kullanımına ilişkin her türlü iddia, Bakanlığımız Kaçakçılık ve Harcama Daire Başkanlığı tarafından titizlikle incelenmekte ve süreç Dışişleri Bakanlığımız ile koordineli olarak yürütülmektedir.”

Ne oldu?

İsrail basınında yer alan haberlere göre, İsrail ekipleri enkazda arama kurtarma çalışması yaparken yanlarına yaklaşan yaşlı bir Yahudi, deprem öncesi Antakya Sinagogu’nda saklanan iki asırlık Ester Kitabı parşömenlerini ekiplere emanet etti. . Ynet’in 16 Şubat tarihli haberinde, ZAKA arama kurtarma kuvvetleri komutanı Binbaşı Haim Otmazgin’e gözü yaşlı bir kişinin verdiği mektupta, “Grubumuzun son başkanı trajik bir şekilde vefat etmiştir. parşömenler yanlış ellere geçecek. Lütfen onları koruyun ve “Topluluğumuzun hatırlandığından emin olun.”

Binbaşı Otmazgin, el yazmalarını korumayı kabul ettiğini belirterek, Ynet’e, “On yıllardır ZAKA gönüllüsüyüm, hayatımın en dokunaklı anlarından biriydi. “Böylesine önemli bir tarihi belgeyi kurtarabildiğim ve Antakya’daki Yahudi cemaatinin mirasının depremde neredeyse yok olmasına rağmen bozulmadan kalmasını sağlayabildiğim için onur duyuyorum.”

Otmazgin, “Parşömenleri kime emanet etmemiz gerektiğini öğrenmek için İstanbul’daki Chabad (Ortodoks Yahudi mezhebi) temsilcisi ile görüşeceğiz” diyerek sözlerine devam etti.

bucakhaber.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu